
Edebiyat dergiciliğinin dünden bugüne uzanan yolunu değiştirmeye gerek yok, nitelikli edebiyatın izini süren dergiler,
içinde yaşadıkları edebiyat dünyasının iyi örneklerini yayımlar,
yeni ve genç yazarların en iyilerini öne çıkarmayı amaçlar,
okuma kültürünün düzeyini yükseltir,
edebiyatın sorunlarını tartışır,
yeni yolların açılmasına önayak olur,
yaşayan edebiyatın kendini yenilemesi için katkıda bulunur.
Anayolun taşları bunlarla döşelidir. Gelgelelim, hem geçmişten bugüne gelen yolun düzeltilip yenilenmesi gerekir, hem de ana yolun dışındaki yan yolların keşfedilmesi. Dergiler kendi periyotlarına bağlı olarak her çıktıklarında, hem sürekli okurlarıyla buluşmak ister, hem de zaman içinde okurlarının sayısını artırmayı.
Daha çok tek yanlı bir ilişki gibi görülür bu. Okurların dergiyi sürekli almak için nedenleri yoksa, beklentiler bir süre sonra boşa çıkmaya başlar. Edebiyat dergilerinin çoğu kez tam sınıra dayanmış okurlarının sayısındaki azalma, onların adım adım geriye çekilmesine neden olur. Satış düşmeye başlayınca, derginin ömrü de tükenmeye başlar. 1980’lerden önce ve hemen sonraki yıllarda, bir dergi çıkarmak için alçakgönüllü kişisel tasarruflar yeterli olabiliyordu.
Ne ki, bugün maliyeti yüksek bir iş bu. Belli bir satış düzeyinin üstüne çıkmadan ya ömrünün kısa olacağını Kabul etmek zorunda kalır ya da yerel ve sınırlı bir çevrede kalan bir heves dergisi.


• Twitter'da izleyin
• RSS
2 yorum:
"Gelgelim / gelgelim / ne ki... " olmuş mu?
Düzeltildi :)
Yorum Gönder